Month

March 2019
KARAKUTU Duvardaki herhangi bir tuğlayız aslında –The Wall   Dış sesim ne kadar sessizleşirse iç sesim o kadar coşar. En çok söylediğim yalan:  ‘’iyiyim’’. Tam dinlemeyeceklerine inandığım zamanlarda uzun uzun anlatmaya üşenirim.Pembe yalanlar söylerim hem karşımdaki hem kendimi üzmemek için . Ya da ‘’ geçti’’ derim Geçen bir şey yoktur aslında. Anlasın beklerim anlayana kadar günler...
Read More
BAHAR İnsan dünyaya geldiği mevsimi sevmeye  yatkındır. Baharı severim. Sabah insanıyım Güneş de varsa içim içime sığmaz. Her güne yeniden başlarım. Baharda uyanan tabiata aşık olurum . Renklere sanata düşkünlüğümde bu yüzdendir. Toprağın adil, tohumun içi, karanlığın ardına bakmayı öğrenmektir. Yeniden doğuş, yenilenmektir. Kapılar hep açılacaktır biraz sabır. İnsanın gideceği tüm yollar kendinden geçer. Dağın...
Read More
MUTLULUK Bugün bir arkadaşım yeni doğan iki kuzusuyla fotoğrafını ‘’mutluluğun resmi’’ notuyla paylaşmış lise grubumuzda. Günümüzü güzelleştirmişti Mutluluk kızarmış ekmek kokusu demiştik çok önceden. Aslında her şey ‘’anda’’ saklı. Yeni yürüyüşten gelmiştim Dışarıdaki  ayaz soğuğa  karşı ev sıcacıktı Hep evsizleri düşünürüm böyle durumda Dönemsel sıkıntıların ne kadar boş şeyler olduğunu hatırlar  gülümserim kendi kendime. Her...
Read More
Yazıyorum Çünkü… Okuduğum makale “Başlığını at” diyor. Benimki: “Umut” Kendi içimi görmeye çalışıyorum. İyi düşünebiliyorum. Yazdıklarım başarı ve başarısızlıklarım, güçlü yönlerim, zayıflıklarım, hırslarım, kırgınlıklarım, hayallerim, yüreğim, En çok da yazarak öğreniyorum. İdeal uğruna yazıyorum! Yüreğimle yazıyorum. Geçmiş, gelecek, gerçek, hayal, doğum, ölüm, acı, mutluluk, umut ne varsa… Dost, arkadaş, itiraf, terapi, özlem, sevgi, istek neye ihtiyacın oluyorsa…...
Read More
#alzheimerfarkındalık #sevkatle hatırlatıyoruz #unutanları unutma Gitmek gerekir bazen Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan… Eğer vaktiyse arkana bile bakmadan… -Can Yücel Benim, bizim masalımız: herkesin cenneti farklı… Pamuk yani annemiz dört aylık bir bakım ziyaretini İstanbul’da tamamladı. Bir hediye paketi misali şimdi sıra İzmir’de, diğer çocuğunun yanında. Bu sabah yolculuk öncesi birlikteyiz. Farklı bir koku hissettim,...
Read More
Yağmur yağıyor bugün ama nasıl yağmur. Sokağa çıkmak zorunda olmadığınız için mutlu eden ender günlerden birisi. Öğlen olmuş, karanlık evin içi; pazartesi olmasına rağmen heyecansız bırakıyor sizi. Yatakta tembellik yapmak istiyorsunuz, nereye kadar? Çoktandır yapacaklarınız için bugün mazeret üretiyorsunuz. Daha da tembelleştiriyor insanı bu havalar. İstanbul asla tembel değildir, aşırı çok çalışır. İnsanlar her saat...
Read More
Okuduğum kitap deliliğin tanımını yapmamı istedi. –Masal Terapi, Judith Malika Liberman Kime, neye göre? Hep söylerim; mucizelere inanıyorum. Hep son anda gelirler.   Yedi kere düş, sekiz kere ayağa kalk. –Japon Atasözü Üniversitede erkek arkadaşımın hep söylediği gibi: “Yaşa dostum, hayatın keyfini gönlünce sür, insanlar olmasa da kelebekler özgürdür.” Öğrenci olmak sonsuz özgürlüktür, bunu sadece öğrenciler...
Read More
Zaman kendince döner durur ve insan her gün kendini ispat etmek zorundadır önce kendine. Sevdiğin insanları kaybetmeye başladığın zamana hayatı önemsemeye başlarsın. Önce saçın beyazlar fark etmeden, …daki tüyler beyazlar; şaşırırsın. Sonra kırklarında konuşmaya başlar yüzün (çizgiler). İçsel yaşantı çizgileri kalıcıdır. Silinmez yüzün konuşması artarken dilin tutulurcasına susarsın. Nereye gidiyorsun?  Koş, koş, iç ses bağırır...
Read More

Recent Comments