Makedonya’nın sert rüzgârıyla sertleşmiş hayatların hikâyesi, İzmir’in şehir hastanesinin beyaz koridorlarında yumuşuyordu. Önder Amca, yetmişli yaşların kırgın gülen yüzüyle annesinin başucunda otururken, göçün kokusunu, yokluğun isli hatıralarını taşıyordu üzerinde. Onların kültüründe, erkek evlat büyüğe bakmazsa evin onuru sarsılırdı; bu yüzden Önder’in sırtına düşen şey yük değil, nesilden nesle devredilen bir görev, kaderin omuza astığı görünmez...Read More
Son Yorumlar